ربب
RBB
Himayeye alıp besleyerek adım adım yetiştiren, eksiğini onaran ve üzerinde tasarruf kuran sahiplik.
Himayeye alıp besleyerek adım adım yetiştiren, eksiğini onaran ve üzerinde tasarruf kuran sahiplik.
Kökün bütün çekim ve türevlerinin Kuran’daki toplam görünümü.
Ayetlerde filtrelenebilir temel türev form ailesi.
Bir varlığı sahipsizlikten veya hamlıktan kurtarıp kendi himayesine almak. Onu koruyarak, ihtiyaçlarını karşılayarak ve eksiklerini onararak adım adım en olgun noktasına, kemaline kadar yetiştirmek. Bu sürecin sonunda onun üzerinde mutlak bir aidiyet ve tasarruf yetkisi kurmak. Rabb her zaman birinin Rabbidir, kök bir ilişkiyi adlandırır. Rabb kelimesi tek başına söylendiğinde Allah'ı anlatır, başkası için ancak bir şeye bağlanarak, evin rabbi, malın rabbi diye söylenir. İlişkinin bir ucunda himaye eden, öbür ucunda himaye edilen durur. Rabb elinde tutan, sözü geçen, düzelten ve onarandır. Sedefin denizin dibinde inciyi büyütmesi, evde beslenen kuzunun evin içinde serpilmesi bu ilişkinin örnekleridir. İlişki sürdükçe yetiştirme sürer, yetiştirme sürdükçe aidiyet derinleşir.
yetiştirmek, himayesine almak, onarmak, sahip olmak
to nurture, to foster, to own, lord
Sahipsiz olan himayeye alınır, beslenip adım adım büyütülür, eksiği onarılır ve üzerinde bir tasarruf kurulur. Yusuf suresinin 23. ayetinde o benim Rabbimdir, barınağımı güzel kıldı denir. İsra suresinin 24. ayetinde Rabbim, küçükken beni yetiştirdikleri gibi onlara merhamet et diye dua edilir.
RBB köküne ruhunu veren ana fikir organik ve şefkatli bir inşa etme ve yaşatma eylemidir. Kökte sahip olmak, bakmak ve yaşatmakla birlikte gelir.
1. Mülkiyet ve ıslah sorumluluğu, malik ve muslih
Kadim Arap toplumunda bir evin ya da devenin sahibine rabbu'd-dar ya da rabbu'l-ibil denirdi. Kökte sahip olmak düzeltmekle birlikte gelir: rabbe'l-emr, işi düzeltti demektir. Devesinin rabbi olan kişi ona sahip olduğu kadar onu besleyen, hastalandığında tımar eden ve hayatta tutan kişidir. Otorite bakım ve onarım ile meşruiyet kazanır.
2. Adım adım büyütme, terbiye
Kökün çekirdeği bir şeyi başlangıç noktasından alıp yavaş yavaş, dozunda müdahalelerle olgunlaştırmaktır. Rabb kelimesinin aslı terbiyedir: bir şeyi halden hale geçirerek tamamlanacağı noktaya kadar inşa etmek. Bir fidanı sulayarak ağaç yapmak ya da bir çocuğu yetiştirmek bu eylemdir. Evde büyütülen kıza rebibe denir, çocuğa bakan dadıya da rebibe denir.
3. Bulut ve ahit, rabab ve ribab
Arapçada beyaz buluta rabab denir. Ahit ve misaka ribab denir. Dağınık birkaç kabile birleşip ant içerken ellerini rubb denen koyu meyve şırasına batırmış ve bu yüzden Ribab adını almıştır. Kök dağınık parçaları bir ahitle bir araya toplayan ve onlara bütünlük kazandıran bir çekim merkezini de anlatır.
4. Yer tutmak
Rabbe bi'l-mekan, bir yerde kaldı ve oraya yerleşti demektir. Rabb'in himayesi kalıcıdır: bir yere yerleşen gibi himaye ettiğinin yanında kalır.
5. Kuran'daki karşılığı
Kuran Rabb'i her yerde bir muhataba bağlar. Rabb kelimesi Kuran'da başında el takısıyla geçmez: Rabbin, Rabbimiz, alemlerin Rabbi, insanların Rabbi. Araf suresinin 172. ayetinde misak bu adla alınır: Rabbiniz değil miyim? Nüzul sırasında ilk inen ayet bu adla gelir: Alak suresinin ilk ayetinde yaratan Rabbinin adıyla oku.
Araf 7:172 · Alak 96:1 · Yusuf 12:23 · İsra 17:24
Harf analizi
R / Ra: Tekrarlayan eylem, sürekli gözetim, hareket ve titreşim.
B / Ba: Kapsamak, kucaklamak, bir zemine oturtmak ve korumak.
B / Ba: İlave bir pekiştirme, bağın kopmazlığı ve otoritenin mühürlenerek sabitlenmesi.
Birleşen fikir: Sürekli ve kesintisiz bir gözetimle, varlığı çifte koruma ve sağlam bir zemin içine alarak şekillendirmek ve büyütmektir.
Fiil formu
Bir fiil olarak rabbe bir şeyin üzerine titremek, bozulduğunda onu onarmak, ihtiyaçlarını düzenli olarak gidermek ve onu ustalıkla yönetmek demektir. Bu eylem yarattığı eserin her an içinde olan ve onunla birlikte nefes alan bir sanatkarın eylemidir.
İsim formu
Rabb Kuran'da Allah adının yanında en sık anılan addır. Rabb her an yarattıklarının yanında olan, onları terbiye eden, rızıklandıran, yasalar koyan ve sistemi ayakta tutan kesintisiz ve dinamik bir sahiptir.
Kuran içi 3 farklı türev form analizi
1. Rabbi'l-alemin · alemlerin Rabbi
Bütüncül ve kesintisiz terbiye makamı. Fatiha suresinin 2. ayetinde geçer. Alemlerin, yani bütün boyutların ve varlık kategorilerinin besleyicisi ve sistem kurucusu demektir. Buradaki RBB vasfı evrendeki dev galaksilerden mikroskobik hücrelere kadar her şeyin bir an bile başıboş bırakılmadan belli bir amaca doğru adım adım sevk edildiği kozmik terbiyeyi anlatır.
2. Rabbaniyyun · Rabb'e ait olanlar
Özümsenmiş bilgelik ve eğiticiler. Al-i İmran suresinin 79. ayetinde kitabı öğretmeniz ve okuyup ders almanız sayesinde Rabbaniler olun denir. Rabbani kelime olarak Rabb'e mensup olan demektir. Pratik karşılığı ilahi hakikatleri kendi nefsinde olgunlaştırmış ve insanları da bu hakikatlerle aşama aşama eğiten, onaran, onlara fikri ebeveynlik yapan bilge öğretmenlerdir.
3. Ribbiyyun · adanmış topluluklar
Al-i İmran suresinin 146. ayetinde nebilerle birlikte savaşan nice ribbiyyun bağlamında yer alır. Ayet onları gevşemeyen, zayıf düşmeyen ve boyun eğmeyen topluluklar olarak anar. Bu türev Rabb'e bağlanmış ve O'nun terbiyesinden geçmiş bir kitleyi tanımlar. Yoruma göre bu kitle birleşen bulutlar gibi kendi aralarında kenetlenmiş, zorluklar karşısında dağılmayan bir topluluktur.
RBB kökü bir varlığı karanlıktan alıp yavaş yavaş ışığa çıkaran, onun eksiklerini şefkat ve kurallarla onaran, dağınık parçaları toplayıp birleştiren ve kendi eserine sonsuz bir hakla sahip çıkan dinamik ve yaşayan sahipliğin adıdır.
Hahamlarını ve rahiplerini Allah'tan başka rabler edindiler, oysa tek bir ilaha kulluk etmekle emrolunmuşlardı.
Allah'tan başkasına kulluk etmeyelim, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım ve birbirimizi Allah'tan başka rabler edinmeyelim.
Size melekleri ve nebileri rabler edinmenizi emretmez. Siz teslim olduktan sonra size inkarı mı emreder?
Zıt anlamlılar Kuran içi kullanımdan çıkarılacak ve bütün kökler tamamlandığında açılacak.
Bu kökün Kuran'daki anlam komşuluğu, aynı ayette en sık birlikte geçtiği köklerdir. Güç = ilişkinin tesadüfü aşma katı.
Semitik akrabalarda kökün ortak çekirdeği büyük olmak, çoğalmak ve efendiliktir. Arapça bu büyüklüğü sahiplik ve yetiştirme yönüne çevirir.
Akkadca / RABÛ: büyük olmak, büyümek, hacim kazanmak, yücelmek. Efendi.
Fenikece / RB: efendi, lider, bir topluluğun yöneticisi.
İbranice / RAB: büyük, çok, reis. Rabbi, efendim ve ustam, zamanla din bilginlerinin unvanı olmuştur.
Süryanice / RABBĀ: büyük, lider, komutan, usta.
Aramice / RAB: büyük, efendi.
Kuran rabb kelimesini hiçbir yerde başında el takısıyla, er-Rabb olarak kullanmaz. Rabb hep bir muhataba bağlıdır: Rabbin, Rabbiniz, Rabbimiz, alemlerin Rabbi, her şeyin Rabbi. Tek belirsiz kullanım bile bir ilişkiyi arar: Enam suresinin 164. ayetinde Allah'tan başka bir rab mı arayayım denir. Arapçada er-Rabb biçimi mümkündür ve Allah için kullanılır. Kuran onu kullanmaz, çünkü Rabb bir ilişkinin adıdır. Baba gibi: biri birinin babasıdır. İlişki gramerde tamlamayla taşınır.
Kuran'da üç ad üç ayrı gramer konumunda durur. Allah özel addır ve her yerde tek başına gelir. Rabb her yerde bir muhataba bağlıdır. İlah belirsiz ya da tamlamalı gelir, el-İlah biçimi Kuran'da yoktur. La ilahe illallah bu ayrıma dayanır: tek başına duran ad birdir, öteki adlar bir ilişki içinde anılır. Er-Rahman ise tek başına gelir. Rahman bir nitelik adıdır, İsra suresinin 110. ayetinde Allah deyin ya da Rahman deyin denir.
Rabb kelimesi Yusuf suresinde bir insan için de kullanılır ve her seferinde bir zamirle gelir: Rabbim, Rabbin, Rabbi. Yusuf suresinin 23. ayetinde Yusuf o benim Rabbimdir, barınağımı güzel kıldı der. Ayet tanımı da verir: Rabb barındıran ve iyi bakandır. 25. ayette aynı kişi kadının efendisi, seyyidi diye anılır. 39. ayette ise Yusuf zindan arkadaşlarına dağınık rabler mi, tek Allah mı diye sorar.
Nisa suresinin 23. ayeti evlenilmesi yasak olanları sayarken kucağınızda yetişen rebibelerinizi de anar: eşinizin önceki evliliğinden olup sizin himayenizde büyüyen kızlar. Kökün hukuk dilindeki bu kelimesi himayede yetiştirmeyi doğrudan adlandırır.
Terbiye kelimesi Kuran'da RBV kökündendir ve RBB ile aynı yetiştirme anlamını paylaşır. İsra suresinin 24. ayetinde Rabbim, küçükken beni yetiştirdikleri gibi onlara merhamet et diye dua edilir. Şuara suresinin 18. ayetinde Firavun Musa'ya seni çocukken aramızda yetiştirmedik mi der. Bakara suresinin 276. ayetinde Allah faizi siler ve sadakaları büyütür.
Araf suresinin 172. ayetinde Rabbin Ademoğullarının sırtlarından soylarını alır ve onları kendilerine şahit tutar: Rabbiniz değil miyim? Onlar evet, şahit olduk der. Misak bir ilişki adıyla alınır.
Alak suresinin ilk ayetinde ilk emir Rabbin adıyla gelir: yaratan Rabbinin adıyla oku. Erken surelerde Rabb adı ağır basar. Kalem suresinde Rabb adı anılır, Allah adı geçmez. Sonraki surelerde hüküm dili Allah adıyla kurulur.
Kuran'da dua Rabb'e yöneltilir: Rabbena, Rabbim. Araf suresinin 23. ayetinde Adem ve eşi Rabbimiz, kendimize zulmettik der. Nuh suresinin 28. ayetinde Rabbim, beni, anne ve babamı bağışla diye dua edilir. Rabb'e bir ilişkinin içinden seslenilir.
Eski Arap şiirinde bir şair övdüğü hükümdara şöyle der: sen öyle bir adamsın ki emanetimi sana ulaştırdım, senden önce beni rabler yetiştirdi ve ben yitip gittim. Rabb burada şairi himayesine alan, besleyen kişidir. Kelime bir ilişkiyi adlandırır, himaye kopunca himaye edilen yitip gider.
Arapçada ribab ahit ve misaktır. Birkaç kabile birleşip ant içerken ellerini rubb denen koyu meyve şırasına batırmış ve Ribab adını almıştır. Kökün bir yüzü dağınık olanı bir ahitle bir araya getirmektir. Kuran'daki misak da Rabb adıyla alınır.
Semitik dillerde kök büyük, çok ve reistir. İbranicede rab büyük ve çok demektir, reis anlamı unvanlarda görülür: rab-hahobel, gemi kaptanı. Rabbi, efendim ve ustam demektir. Akkadcada rabû büyük olmaktır. Arapça kök bu büyüklüğü sahiplik ve yetiştirme yönüne çevirir: Rabb büyüttüğü için Rabb'dir.
Terbiye, mürebbi ve mürebbiye Arapçada rabba fiilindendir. Korpus bu fiili RBV kökünde tutar: İsra 17:24 ve Şuara 26:18. Kelimeler RBB ile aynı yetiştirme anlamını paylaşır, sinyal 5. Rabıta RBṬ kökündendir.
Kuran rabb kelimesini hiçbir yerde başında el takısıyla kullanmaz. Arapçada bu biçim mümkündür ve Allah için kullanılır. Kuran ise Rabb'i her yerde bir muhataba bağlar: senin Rabbin, Rabbiniz, Rabbimiz, alemlerin Rabbi. Rabb bir ilişkinin adıdır: himayeye almak, beslemek, yetiştirmek ve eksiği onarmak hep bir muhatap ister. İlişkinin gramerdeki karşılığı tamlamadır. Tek başına duran ad Allah'tır. Rabb hep bir bağın içinde anılır, böylece tek ve bağlı kalır. Kuran'ın reddettiği de budur: dağınık rabler, rab edinilen hahamlar ve rahipler.
Bu kök üzerine düşüncen var mı?
Okuma notlarını paylaş, sorularını sor ve tartışmaya katıl.