QORE / KÖKLER / SMA
KÖK DOSYASI · SMA · 1.642 KÖK

سمع

SMA

Algılama, dikkat kesilme, boyun eğme ve dış dünyadaki titreşimi zihinsel bir kabulle birleştirme kavramları.

VERİ 01KURAN İÇİ SIKLIK
185×

Kökün bütün çekim ve türevlerinin Kuran’daki toplam görünümü.

163 AYET63 ÇEKİM BİÇİMİ
VERİ 02TÜREV ENVANTERİ
10

Ayetlerde filtrelenebilir temel türev form ailesi.

6 TÜREV KAYDIYATAY FİLTRE
01SEMANTİK ANLAM SABİTİÇEKİRDEK

Algılama, dikkat kesilme, boyun eğme ve dış dünyadaki titreşimi zihinsel bir kabulle birleştirme kavramları.

Dışarıdan gelen sesli veya manevi bir uyarıyı kulak veya kalp vasıtasıyla içeriye almak, bu alışın sadece fiziksel bir titreşimde kalmayıp algılanan verinin gereğini yerine getirme, ona icabet etme ve zihinsel bir farkındalık oluşturma hali.

02ANLAMLARTR / EN
🇹🇷 TÜRKÇE

işitmek, duymak, dinlemek

🇬🇧 ENGLISH

to hear, to listen

SEMANTİK EKSEN

Algılama, dikkat kesilme, boyun eğme ve dış dünyadaki titreşimi zihinsel bir kabulle birleştirme kavramları.

03KÖK OLUŞUM HİKÂYESİFİLOLOJİ

SMA kökü, kadim çöl hayatının sessizliği içinde hayatta kalmanın en keskin duyusunu temsil eder. Kılcal damarlarına indiğimizde görmekten daha öncelikli ve kuşatıcı bir mekanizma buluruz:

1. Görmeden Bilmek

Çölün kum tepeleri arkasında ne olduğu her zaman görülemez, ancak oradan gelen bir tıkırtıyı veya yaklaşan bir kum fırtınasının uğultusu duyulabilir. Bu yüzden bu kök, gaybi (ĞYB) yani gizli olanın ilk habercisidir. İşitmek, varlığın henüz görünmeyen katmanıyla kurulan ilk temastır.

2. İcabet ve Cevap

Arap dil mantığında işitmek salt sesin kulağa çarpması değildir. Birinin size seslendiğini duyup ona dönmüyorsanız, Arapça mantığına göre tam olarak işitmiş sayılmazsınız. Bu kök, işitmek = anlamak = uymak şeklinde bir zincire sahiptir.

3. Kulağın Kapağı Yoktur

Gözünüzü kapatarak görmeyi engelleyebilirsiniz (iradeli bir eylem). Ancak ses, siz istemeseniz de kulağınızdan içeri sızar. Bu yüzden SMA insanın savunmasız olduğu, dış dünyanın insanın içine zorla sızdığı o anın adıdır.

4. Radar ve Uyanıklık

Kadim lügatlerin derinliklerinde SMA köküne dair, modern kulakların ıskaladığı çok daha rafine ve sarsıcı detaylar bulunur. Bu detaylar, işitme eylemini biyolojik bir veri girişinden çıkarıp bir karakter ve varoluş meselesine dönüştürür. Lügatlerde Samū sıfatı kulakları en küçük titreşime karşı aşırı duyarlı olan (dik kulaklı) atlar için kullanılırdı. Burada işitmek, bir hayatta kalma refleksi ve tam bir uyanıklık halidir. Kulak, varlığın radarıdır. Eğer bir canlı işitme hassasiyetini kaybederse, aslında dünyayla olan hayati bağını ve savunma kalkanını yitirmiş sayılır.

5. Kalbin Beslenmesi

Lügatlerde bu kök, bazen kalbin beslenmesiyle ilişkilendirilir. Sesin kulaktan girip kalbe inmesi, bir nevi manevi rızık alımı olarak tarif edilir. Bu yüzden her işitilen şey, kalbin dokusuna katılan bir parçadır.

Fiil Formu

Bir fiil olarak Semi'a, bir sesi algılamakla birlikte o sesin içindeki mesajı kavramak ve o mesaja karşı bir duruş sergilemek demektir. Eğer bir nasihat işitilip uygulanmıyorsa, Kuran dili buna sağırlık muamelesi yapar. Çünkü fiilin hakkı, kulaktan kalbe giden yolun açık olmasıdır.

İsim Formu

Sem'a, hem işitme duyusunu hem de işitilen şeyin zihindeki yankısını ifade eder. İsim olarak bu kök, insanın dış dünyaya açılan en hassas ve en sorumlu kapısıdır. Arapçada Sem'ah / Şöhret kelimesi de buradan gelir, yani bir insan hakkında başkalarının kulaklarına giden, dilden dile dolaşan haberlerin toplamıdır.

Kuran İçi 3 Farklı Türev Form Analizi

1. ES-SEMİ'A (السَّمِيعُ): Mutlak Algılayıcı ve İcabet Edici

Allah'ın ismi olarak es-Semî'a: en gizli yakarışları, kalpten geçen sessiz niyetleri ve evrendeki her türlü titreşimi anında fark edip karşılığını verendir. Bu isim, kulun asla yalnız olmadığını ve her çağrısının bir muhatabı olduğunu tesciller.

2. SEMMÂ'ÛN (سَمَّاعُونَ): Kurgulanmış Kulaklar / Casuslar

Maide 41 — Kuran'da yalanı dinlemek veya fitne çıkarmak için kulak kabartanlar için kullanılır. Buradaki türev, amelin tersine dönmüş halidir — bilgiyi bozmak için istihbari bir hırsla dinlemeyi ifade eder. Kökün işitme gücünün kötüye kullanımını temsil eder.

3. MÜSTEMİ'A (مُسْتَمِعٌ): Kulak Kabartan / Odaklanan

Bir şeyi duymak için özel bir çaba sarf eden, pürdikkat kesilen demektir. Bu türev, işitme eyleminin iradeli ve yüksek konsantrasyonlu halidir. Vahyi veya bir gerçeği sadece duymakla yetinmeyip onun peşine düşen zihni temsil eder.

04TÜREV FORMLAR · AYET FİLTRESİBİR FORM SEÇ
05 / KURAN İÇİ KULLANIM

Kökün geçtiği ayetler

163 AYET
2:7خَتَمَ اللّٰهُ عَلٰى قُلُوبِهِمْ وَعَلٰى سَمْعِهِمْۜ وَعَلٰٓى اَبْصَارِهِمْ غِشَاوَةٌۘ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ۟kulaklarının
2:20يَكَادُ الْبَرْقُ يَخْطَفُ اَبْصَارَهُمْۜ كُلَّمَٓا اَضَٓاءَ لَهُمْ مَشَوْا ف۪يهِۙ وَاِذَٓا اَظْلَمَ عَلَيْهِمْ قَامُواۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَذَهَبَ بِسَمْعِهِمْ وَاَبْصَارِهِمْۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ۟işitmelerini
2:75اَفَتَطْمَعُونَ اَنْ يُؤْمِنُوا لَكُمْ وَقَدْ كَانَ فَر۪يقٌ مِنْهُمْ يَسْمَعُونَ كَلَامَ اللّٰهِ ثُمَّ يُحَرِّفُونَهُ مِنْ بَعْدِ مَا عَقَلُوهُ وَهُمْ يَعْلَمُونَişitirlerdi de
2:93وَاِذْ اَخَذْنَا م۪يثَاقَكُمْ وَرَفَعْنَا فَوْقَكُمُ الطُّورَۜ خُذُوا مَٓا اٰتَيْنَاكُمْ بِقُوَّةٍ وَاسْمَعُواۜ قَالُوا سَمِعْنَا وَعَصَيْنَا وَاُشْرِبُوا ف۪ي قُلُوبِهِمُ الْعِجْلَ بِكُفْرِهِمْۜ قُلْ بِئْسَمَا يَأْمُرُكُمْ بِه۪ٓ ا۪يمَانُكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَdinledik · dinleyin (demiştik)
2:104يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَقُولُوا رَاعِنَا وَقُولُوا انْظُرْنَا وَاسْمَعُواۜ وَلِلْكَافِر۪ينَ عَذَابٌ اَل۪يمٌve dinleyin
2:127وَاِذْ يَرْفَعُ اِبْرٰه۪يمُ الْقَوَاعِدَ مِنَ الْبَيْتِ وَاِسْمٰع۪يلُۜ رَبَّنَا تَقَبَّلْ مِنَّاۜ اِنَّكَ اَنْتَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُişitensin
2:137فَاِنْ اٰمَنُوا بِمِثْلِ مَٓا اٰمَنْتُمْ بِه۪ فَقَدِ اهْتَدَوْاۚ وَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّمَا هُمْ ف۪ي شِقَاقٍۚ فَسَيَكْف۪يكَهُمُ اللّٰهُۚ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُۜişitendir
Bu türev için ayet örneği bulunamadı.
06SEMANTİK KOMŞULARCANLI AĞ
سمع

Veritabanı genişledikçe aynı ayette iki veya daha fazla kez birlikte geçen kökler bu ağda görünür.

08PROTO-SEMİTİK BAĞLARKÖKEN

Akkadca / SHEMŪ: İşitmek, kulak vermek, itaat etmek.

Kenanca / Fenikece / SHAMA: Yüksek sesle duyurmak veya bir çağrıyı duymak.

İbranice / SHEMA: İşitmek, dikkatle dinlemek, uymak ve anlamak.

Ugaritçe / SHMA: Seslenmek, birinin çağrısına cevap vermek.

Süryanice / SHEMA: İşitmek, bir haberi kabul etmek ve boyun eğmek.

Aramice / SHEMA: Dinlemek, bir kuralı veya emri telaffuz etmek.

09 / DİĞER KÖKLER

Bu Kökten Türeyen İsimler

Kuran'da geçen esmâlar arasında bu köke bağlı olanlar:

Bu kök üzerine düşüncen var mı?

Okuma notlarını paylaş, sorularını sor ve tartışmaya katıl.

Yorumlara git ↗