قرأ
G̈RE
Toplamak, toplananı dile getirip okumak ve okunanı sunmak.
Toplamak, toplananı dile getirip okumak ve okunanı sunmak.
Kökün bütün çekim ve türevlerinin Kuran’daki toplam görünümü.
Ayetlerde filtrelenebilir temel türev form ailesi.
Dağınık olanı bir araya toplayıp içinde tutmak ve toplananı dille, sesle dışarı sunmak. Okumak toplanan işaret ve anlamları bir araya getirip dile getirmektir. Okunan bu toplamanın ürünüdür ve dinleyene ulaşır.
okumak, toplamak, bir araya getirmek, okutmak
to read, to recite, to collect
Dağınık olan toplanır, toplanan dile gelir, okunan sunulur ve dinleyene ulaşır. Kıyame suresinin 17. ve 18. ayetlerinde onu toplamak ve okumak Bize aittir, onu okuduğumuzda okunuşunu izle denir. Araf suresinin 204. ayetinde Kuran okunduğunda onu dinleyin ve susun denir.
Arapça G̈RE kökü dilin en derin katmanlarında okumaktan çok daha geniş, dinamik ve aynı zamanda biyolojik ve kozmik bir döngüyü ifade eder. Bu kelimenin kılcal damarlarına inildiğinde karşılaşılan tablo, kitap okumayı da içine alan bir toplama ve dışa vurma mekanizmasıdır.
1. Toplamak
Kökün Arapçadaki ilk anlamı bir şeyi toplamak, parçaları bir araya getirip içinde tutmaktır. Eski Arap şiirinde hiç gebe kalmamış genç bir deve için cenin toplamamış denir: rahmi bir cenini içine almamıştır. Toplama aslı suyla da anılır. Kadim Arapçada suyun havuzda toplanması kara'l-mae diye anlatılır. Su havuzda birikerek toplanır, belli bir seviyeye gelince de oradan alınır ya da dışarı akar. Bu su kelimesi ile G̈RE kökü aynı toplama aslında buluşur.
2. Okumak ve seslenmek
Toplanan dile gelince okuma olur. Okumak, harfleri ve sözleri bir araya getirip sesle dışarı vermektir. Kökün Semitik akrabalarında aynı fiil çağırmak, seslenmek, ilan etmek ve yüksek sesle okumaktır. İbranicede qārāʾ hem birini çağırmak hem bir kitabı topluluğa okumaktır. Arapça bu seslenme damarını toplama damarıyla birleştirir.
3. Vakit
Kökün bir kolu dönerek gelen vakti anlatır. Kur' vakit demektir. Rüzgar mevsiminde estiğinde vaktinde esti anlamında kur'unda esti denir, yıldızların batmaya yüz tutmasına da aynı kökten fiil kullanılır. Dönerek gelen bu vakit kadının döngüsü için de kullanılır.
4. Kuran'daki karşılığı
Kuran okumayı yazılı olandan okunan olarak anlatır. Vakıa suresinin 77. ve 78. ayetlerinde o değerli bir okumadır, saklı bir kitaptadır. Buruc suresinin 21. ve 22. ayetlerinde o şanlı bir okumadır, korunmuş bir levhadadır. Kıyame suresinin 17. ile 19. ayetleri adımları sıralar: onu toplamak ve okumak Bize aittir, onu okuduğumuzda okunuşunu izle, sonra onu açıklamak da Bize aittir. Alak suresinin ilk ayetinde ilk emir gelir: yaratan Rabbinin adıyla oku.
Vakıa 56:77–78 · Buruc 85:21–22 · Kıyame 75:17–19 · Alak 96:1
Fiil formu
Bir fiil olarak G̈RE zihinde ya da dilde dağınık olan işaretleri, sesleri ve anlamları bir araya getirip telaffuz etmek anlamına bürünür. Bu yüzden dille tekrar etmekten daha fazlasıdır: bir araya getirilen mananın dışarı taşmasıdır.
İsim formu
Bu kökten türeyen Kuran okumanın masdarıdır. Hem okuma eylemini hem okunanı anlatır. Kelime toplama aslına da bağlanır: sureleri ve ayetleri bir araya getirendir. Ayetlerin, hükümlerin ve hakikatlerin toplandığı ana haznedir. Bu hazne okuyanı bilgi ve hakikatle doldurur, dolan kişi doğası gereği bunu aktarmak ister ve kendiliğinden dışarı taşar.
Bakara 228 bağlamı
Bu ayetteki kur' kelimesi kadınların döngüsüne bir göndermedir. Kökün nasıl işlediğini gösteren güçlü bir Kuran içi örnektir ve kökün Kuran'daki tek biyolojik kullanımıdır.
1. Kanın toplanma evresi: temizlik döneminde kan rahimde birikir. Kur' kelimesi bu toplanmaya bağlanır: kadın kur' halindeyken kanı rahminde toplanır.
2. Kanın dışa vurma evresi: biriken kan dışarı atılır. Bu sürece Kuran'da hayız denilir ve H́YḌ kökü ile anlatılır.
Kur' kelimesi hem aybaşı hem temizlik dönemi için kullanılır, iki zıt anlamı birlikte taşır. Kök bu zıtlığı çözer: toplama ve salma tek bir döngünün iki yarısıdır, kur' kelimesi döngünün adıdır ve iki yarıyı birden taşır. Kelimenin ilk anlamı olan vakit de buradan gelir: dönerek gelen, vaktinde dolan ve vaktinde boşalan süre. Kelime aslında periyot demektir. Biriktirme ve boşaltma döngüsünün tamamıdır.
İçte durmayan okuma
Aynı döngü okumada da işler. Toplanan bilgi insanın içinde birikir, dolar ve dışarı taşmak ister. Kuran bu taşmayı elçinin halinde gösterir. Kıyame suresinin 16. ayetinde vahiy gelirken onu acele etmek için dilini kıpırdatma denir, Taha suresinin 114. ayetinde vahyi tamamlanmadan Kuran'la acele etme ve Rabbim ilmimi artır de denir. Okunan içeride beklemez: önce toplanır, sonra okunur, sonra açıklanır. Enam suresinin 19. ayetinde bu Kuran bana sizi ve ulaştığı herkesi uyarayım diye vahyedildi denir. İsra suresinin 106. ayetinde Kuran insanlara ağır ağır okunsun diye bölümlere ayrılmıştır. İlk emir de böyledir: oku. Alan kişi aldığı anda veren olur.
Zıt anlamlılar Kuran içi kullanımdan çıkarılacak ve bütün kökler tamamlandığında açılacak.
Bu kökün Kuran'daki anlam komşuluğu, aynı ayette en sık birlikte geçtiği köklerdir. Güç = ilişkinin tesadüfü aşma katı.
Kökün Semitik akrabalarında ortak anlam çağırmak, seslenmek, ilan etmek ve yüksek sesle okumaktır. Arapça bu anlama toplama anlamını da ekler.
Akkadca / QERŪ: misafiri ya da bir tanrıyı huzura davet etmek, çağırmak.
Fenikece / QRʾ: yüksek sesle seslenmek, ilan etmek, duyuruda bulunmak.
İbranice / QĀRĀʾ: birini çağırmak, ad vermek, adıyla seslenmek ve bir metni yüksek sesle okumak.
Ugaritçe / QRʾ: seslenmek, nida etmek, yas tutarken yüksek sesle feryat etmek.
Süryanice / QRĀ: kutsal metinleri terennüm ederek okumak, litürjik ders vermek.
Aramice / QƏRĀ: resmi bir davette bulunmak, ad vermek ya da okumak.
Kuran kitapla Kuran'ı iki ayrı düzlem olarak anar. Hicr suresinin ilk ayetinde bunlar kitabın ve apaçık bir Kuran'ın ayetleridir, Neml suresinin ilk ayetinde sıra çaprazlanır: Kuran'ın ve apaçık bir kitabın ayetleri. Zuhruf suresinin 2. ile 4. ayetlerinde apaçık kitaba yemin edilir, onu Arapça bir kuran kıldık denir ve o Bizim katımızda kitabın anasındadır. Fussilet suresinin 3. ayetinde ayetleri Arapça bir kuran olarak ayrıntılanmış bir kitaptır. Yunus suresinin 37. ayetinde Kuran kitabın ayrıntılı açıklamasıdır. Vakıa suresinin 78. ayetinde Kuran saklı bir kitaptadır. Yunus suresinin 61. ayetinde Kuran'dan okunan her şey ve yerde ve gökte zerre ağırlığınca her şey apaçık bir kitaptadır. Kitap her şeyi kuşatan kayıttır, Kuran o kayıttan Arapça olarak okunan ve ayrıntılanan bölümdür.
Kıyame suresinin 16. ile 19. ayetleri vahyin alınışını sıralar: onu acele etmek için dilini onunla kıpırdatma. Onu toplamak ve okumak Bize aittir. Onu okuduğumuzda okunuşunu izle. Sonra onu açıklamak da Bize aittir. Toplama, okuma ve açıklama üç ayrı adımdır. Kökün toplama ve dile getirme yüzleri burada yan yana durur.
Kökün toplama yüzü Kuran'a karşı tutumları da adlandırır. Hicr suresinin 91. ayetinde Kuran'ı parça parça edenler anılır: toplanmış olanı bölmek. İsra suresinin 88. ayetinde insanlar ve cinler toplanıp birbirine destek olsa bu Kuran'ın benzerini getiremez. Şura suresinin 7. ayetinde Arapça bir kuran, toplanma gününe karşı uyarmak için vahyedilir.
Kökün emri iki uçta durur. Alak suresinin ilk ayetinde vahyin başında yaratan Rabbinin adıyla oku denir. İsra suresinin 14. ayetinde hesabın sonunda kitabını oku denir, bugün hesap gören olarak sana kendin yetersin. Hakka suresinin 19. ayetinde kitabı sağından verilen alın, kitabımı okuyun der. Başta Rabbin adıyla okunan, sonda insanın kendi kaydıdır. Ahirette okunan hep insanın kendi kitabıdır: toplanmış amelin okunması.
Kökün oku emri altı kez gelir ve altısı da harflerle açılan surelerin dışındadır: Alak, İsra, Hakka ve Müzzemmil. Harfli surelerde ise okuma bir sahnedir: Araf suresinin 204. ayetinde okunan dinlenir, Yunus suresinin 94. ayetinde kitap ehli okur, Şuara suresinin 199. ayetinde yabancı biri okusa inanmazlar. Yasin, Sad ve Kaf sureleri Kuran'a yeminle açılır.
Semitik dillerde kök çağırmak, seslenmek, ilan etmek ve yüksek sesle okumaktır. İbranicede qārāʾ bəšēm, adıyla çağırmak, adı anarak seslenmek anlamında kalıplaşmış bir ifadedir. Aynı fiil bir kitabı topluluğa yüksek sesle okumak için de kullanılır. Kuran'ın ilk emri de bir adla gelir: Rabbinin adıyla oku. Arapça kök bu seslenmeye toplama anlamını ekler.
Kuran kelimesi yalnız bir ad olarak gelmez, belirsiz bir okuma olarak da gelir. Yusuf suresinin 2. ayetinde onu Arapça bir kuran olarak indirdik denir. Fussilet suresinin 44. ayetinde onu yabancı dilde bir kuran kılsaydık denir. Cin suresinin ilk ayetinde cinler hayranlık verici bir kuran dinler. Rad suresinin 31. ayetinde onunla dağların yürütüldüğü bir kuran olsaydı denir. Kelime okunan her metni anlatabilir, bu kitap onun adını taşır.
İsra suresinin 78. ayetinde güneşin kaymasından gecenin kararmasına kadar namazı kıl, fecrin okunuşunu da denir: fecrin okunuşu şahit olunandır. Kuran kelimesi burada bir vaktin okuma eylemini anlatır.
İsra suresinin 106. ayetinde Kuran insanlara ağır ağır okunsun diye bölümlere ayrılmış bir okumadır ve aşama aşama indirilmiştir. Furkan suresinin 32. ayetinde inkar edenler Kuran'ın bir defada toplu olarak indirilmesini ister. Cevap gelir: kalbini onunla sağlamlaştırmak için, onu tertil ile okuduk. Toplanan okuma insana parça parça ulaşır.
Eski Arap şiirinde bir şair sevgilisinin kollarını uzun boyunlu, açık renkli, genç ve hiç cenin toplamamış bir dişi deveninkine benzetir. Fiil burada rahmin bir cenini içine almasıdır. Kökün en eski yüzü toplamaktır, okumak bu toplamanın dile gelmesidir.
Bakara suresinin 228. ayetinde boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç kur' bekler. Kur' dönerek gelen vakittir. Kelime hem aybaşı hem temizlik dönemi için kullanılır, çünkü ikisi tek döngünün iki yarısıdır: kanın rahimde toplanması ve dışarı atılması. Kur' bu döngünün adıdır. Rüzgar mevsiminde esince de vaktinde esti anlamında aynı kelime kullanılır.
Alak suresinin ilk beş ayetinde emir iki kez gelir. Birincisi yaratan Rabbin adıyladır: yaratan Rabbinin adıyla oku, O insanı bir alakadan yarattı. İkincisi en cömert Rab iledir: oku, Rabbin en cömert olandır. Ardından okumanın aracı ve sonucu gelir: O kalemle öğretti, insana bilmediğini öğretti. Okumak yaratılışla başlar, kalemle sürer ve öğrenmeye varır.
Bu kök üzerine düşüncen var mı?
Okuma notlarını paylaş, sorularını sor ve tartışmaya katıl.