جعل
CAL
Zaten var olanı dönüştürmek, yeni bir işlev ve statü yüklemek, bir konuma atamak, kurgulamak ve bir durumu başka bir duruma kılmak
Zaten var olanı dönüştürmek, yeni bir işlev ve statü yüklemek, bir konuma atamak, kurgulamak ve bir durumu başka bir duruma kılmak
Kökün bütün çekim ve türevlerinin Kuran’daki toplam görünümü.
Ayetlerde filtrelenebilir temel türev form ailesi.
CAL'ın işi, yokluktan sahneye çıkmış olan varlıkla başlar. CAL, halihazırda var olan bir hammaddeye, nesneye, kişiye veya kavrama, yeni bir rol, form, görev, hukuk veya statü atamaktır. Fiziksel bir yerleştirme, koyma, olabileceği gibi, zihinsel bir kabul, bir tutma ve karar kılma, veya yasal bir sözleşme, kurumlaştırma, işlemidir. Bir şeyi bir yere koymak, bir şeyi bir halden başka bir hale geçirmek, bir şeyi bir şeyle bir tutmak ve bir işe ücret bağlamak aynı fiille anılır. Kil testi, çirkin güzel kılınır. Kişi bir şehri başka bir şehir sanır ve onu öyle kılar. Bir göreve karşılık konan ücret cu'ldür. Ateşteki tencereyi indirmeye yarayan bez cialdir. Kuran bu fiili yaratma fiilinden ayırır. Aynı ayette önce yaratılan anılır, ardından ona verilen hal ve görev. Allah semavatı ve arzı yaratır, karanlıkları ve nuru kılar. İnsanları bir erkek ile bir dişiden yaratır, onları kavimler ve kabileler kılar.
kılmak, dönüştürmek, bir halden başka bir hale geçirmek, bir konuma atamak, koymak, işlev ve statü yüklemek, bir tutmak, yakıştırmak, karar kılmak, kurgulamak, bir işe ücret ve şart koymak, iş karşılığı konan ücret, tencere tutacağı, kılan
to make into, to render, to transform, to turn from one state into another, to appoint to a position, to place, to assign a function and status, to equate, to ascribe, to resolve, to construe, to set a wage and condition for a task, the wage set for a task, pot holder, the one who makes or appoints
Yaratılmış olan bir hale, bir yere, bir göreve ve bir karara kavuşturulur. Enam suresinin 1. ayetinde Allah semavatı ve arzı yaratır, karanlıkları ve nuru kılar. Bakara suresinin 30. ayetinde Rab arzda bir halife atayacağını söyler. Zuhruf suresinin 19. ayetinde insanlar melekleri dişi yakıştırır ve onlara yaratılışlarına tanık mı oldunuz diye sorulur.
O tehlikeli ezber, CAL'ı yaratmakla bir tutan zan, Arapçanın ontolojik zeminini çökerten en büyük sızmalardan biridir. Kadim dilbilimciler bu kökü ḤLG̈, yaratmak ve yoktan ölçülendirmek, ve BDA, örneksiz başlatmak, köklerinden açık bir biçimde ayırır.
Kökün kullanımları tek tek sayılır. Koymak, yapmak, bir halden başka bir hale geçirmek, bir tutmak ve adlandırmak, beyan etmek, bir işe başlamak ve bir işe ücret bağlamak kökün kullanımlarıdır. Her kullanımda kök bir şey yapmayı anlatır, kılmak her kullanımda vardır. Kuran ise yaratma ile kılmayı aynı ayette iki ayrı fiil olarak yan yana koyar. Enam suresinin 1. ayetinde Allah semavatı ve arzı yaratır, karanlıkları ve nuru kılar. Araf suresinin 189. ayetinde sizi tek bir nefisten yaratır, ondan eşini kılar. Hucurat suresinin 13. ayetinde sizi bir erkek ile bir dişiden yaratır, sizi kavimler ve kabileler kılar. Yunus suresinin 5. ayetinde güneşi ışık, ayı nur kılar, ayetin sonunda Allah bunu ancak hak ile yaratmıştır denir. Fiil değişince iş de değişir.
1. Yaratılışın ardından gelen işlev
ḤLG̈, Haleka, bir şeyi takdir etmek, yokken ölçüsünü belirleyip var etmektir. CAL ise, dönüştürme, o var edilen şeye sistem içinde bir rol biçmektir.
Çamuru haleka edersiniz, var edersiniz, ama o çamurdan bir testi yapıyorsanız, çamuru testi formuna CAL etmiş, kılmış ve dönüştürmüş olursunuz. Bir ağacı yaratırsınız, ḤLG̈, ama onu sınır taşı veya direk kılarsınız, CAL. CAL eylemi daima önceden var olan bir malzemeye ve faile muhtaçtır.
Kökte de çamur örneği geçer. Ce'ale't-tine hazefen, çamuru pişmiş kil kıldı demektir. Kul bu kapıyı şu ağaçtan kıldım dediğinde anlamı yaptım demektir. Kuran malzemeyi çoğu yerde açıkça anar. Enbiya suresinin 30. ayetinde sudan her canlı şeyi kıldık. Nahl suresinin 72. ayetinde kendinizden size eşler kılar, 81. ayetinde yarattığı şeylerden size gölgeler kılar. Yasin suresinin 80. ayetinde yeşil ağaçtan size ateş kılar. Secde suresinin 7. ile 9. ayetlerinde insanın yaratılışı çamurdan başlar, sonra soyu değersiz bir sudan süzülmüş bir özden kılınır, sonra düzenlenir, ruh üflenir, kulak, gözler ve gönüller kılınır. Müminun suresinin 13. ve 14. ayetlerinde onu sağlam bir karargahta bir nutfe kılarız, sonra nutfeyi alaka, alakayı mudğa, mudğayı kemik yaratırız. Yaratma ile kılma bu ayetlerde basamak basamak sırayla ilerler.
2. Bedel, şart ve hukuki atama
Kökün temel kullanımlarından biri cu'l kelimesidir. Bu, bir işi yapması karşılığında birine vaat edilen ücret, bedel veya ödüldür.
Birine cu'l vermek, aslında ortadaki bir eylemi belli bir hukuk ve şarta bağlamak ve atamak demektir. Kök, doğası gereği bir kurgu, bir sistem kurma ve şart belirleme felsefesine dayanır.
Cu'l ücretten ve sevaptan geniştir, bir işe karşılık konan her şeydir. Ce'ale lehu keza ala keza, şu iş için şunu ona şart koştu demektir. Savaşa yazılan kişi yerine bir başkasını gönderip ona verdiği bedel de cu'l ve ciale diye anılır. Hükümde verilen rüşvete de ciale denir. Bedeli veren cail, alan muctaildir. Kuran'da bu hukuki atama şeriatta görülür. Maide suresinin 48. ayetinde her biriniz için bir şeriat ve bir yol kıldık. Bakara suresinin 143. ayetinde sizi orta bir ümmet atadık, önceki kıbleyi de ancak resule uyanı bilelim diye kıldık. Maide suresinin 97. ayetinde Allah Kabe'yi, Beyt-i Haram'ı insanlar için ayakta duran bir dayanak kıldı.
3. Araçsallaştırma
Bedevilerin, ateşteki sıcak tencereyi elleri yanmadan indirmek için kullandıkları tutacağa ve beze cial denir.
Bez zaten oradadır, o an için ona sıcağı tutma ve koruma gibi spesifik bir görev ve işlev yüklenmiş, o bez araçsallaştırılarak bir cial kılınmıştır. CAL eylemi, sıradan bir nesneyi alıp onu belli bir hedefe yönelik işlevselleştirmektir.
Tencereyi bu bezle indirmeye ec'ale'l-kıdr denir. Şiirde aşiretini koruyan kişiye, onun yumurtasının önünde bir cial ol denir. Bez sıcağın önünde durur, kişi kabilesinin önünde. Kuran'da işlev ataması gökte de görülür. Furkan suresinin 61. ayetinde semada burçlar, bir kandil ve nurlu bir ay kılınır. Nebe suresinin 9. ile 11. ayetlerinde uyku dinlenme, gece örtü, gündüz geçim vakti kılınır.
4. Zihinsel karar ve iftira
CAL fiziksel bir dönüştürme olduğu kadar zihinsel bir yakıştırma, kabul etme ve varsayma eylemidir.
Bir nesne fiziksel olarak değişmese bile, zihin ona yeni bir etiket yapıştırdığında, örneğin putlara tanrılık atfettiğinde, bir CAL eylemi gerçekleşir. Bu, kökün yaratmadan ayrı bir eylem olduğunun en mutlak kanıtıdır, aşağıdaki ayet analizinde bu netleşecektir.
Sözlükte bu kullanım ad koyma ve inanç olarak geçer. Bir şey hakkında, hak da olsa batıl da olsa, karar kılmak ca'ldir. Hak karara örnek Kasas suresinin 7. ayetidir. Orada onu sana geri döndüreceğiz ve resullerden atayacağız denir. Batıl karara örnek Enam suresinin 136. ayetidir. Orada Allah'ın yarattığı ekinden ve hayvanlardan O'na bir pay yakıştırdılar denir. Hicr suresinin 91. ayetinde Kuran'ı parça parça kılanlar anılır. Enam suresinin 100. ayetinde cinleri Allah'a ortaklar yakıştırdılar, oysa onları O yarattı. İnsanın ca'li ile Allah'ın halkı aynı ayette karşı karşıya durur.
Fiil formu
Bir fiil olarak ce'ale ve yec'alu, bir şeyi başka bir şeye dönüştürmek, atamak, bir yasayı yürürlüğe koymak, birini bir yere yerleştirmek veya bir varlığı belirli bir statüde karar kılmak demektir. Eylemin merkezinde dizayn etme ve organize etme iradesi vardır.
Fiil tek nesneyle de iki nesneyle de kullanılır. İki nesneyle bir şeyi bir şey kılmaktır, arzı döşek ve güneşi ışık kılmak gibi. Tek nesneyle bir şeyi bir yere koymak ya da bir yerden çıkarıp düzenlemektir. Bakara suresinin 19. ayetinde yıldırımlardan ölüm korkusuyla parmaklarını kulaklarına sokarlar. Fiil bir işe başlamayı da anlatır, ce'ale yef'alu, yapmaya koyuldu. Kuran'da fiil yalnız I. babda gelir. İnsan da kılar. Şuara suresinin 29. ayetinde Firavun Musa'yı zindana atılanlardan kılacağını söyler. Kasas suresinin 4. ayetinde Firavun halkını fırkalar kılar ve o bozgunculardandır.
İsim formu
Cu'l, belirlenmiş ücret ve şart. Cial, görev yüklenmiş araç ve tutacak. Cail, bu kurguyu, atamayı ve işlevselleştirmeyi yapan, kılan fail.
Ciale ve cuale de ücret ve şarttır. Mec'al, kılınma yeri ve hali demektir. Kuran'da isim olarak yalnız cail geçer. Bakara suresinin 30. ayetinde halife atayan, 124. ayetinde imam atayan, Al-i İmran suresinin 55. ayetinde İsa'ya uyanları inkar edenlerin üstünde kılan, Fatır suresinin 1. ayetinde melekleri elçiler atayan Allah'tır.
Kuran içi üç farklı türev form analizi
1. Ve ce'alü'l-melaikete inasa · zihinsel statü ataması ve yakıştırma
Zuhruf 19'da onlar melekleri dişi yakıştırdılar, ce'alu. Eğer CAL köküne ezbere yaratmak manası verirsek, ayetin manası melekleri dişi yarattılar gibi şirk ve mantık dışı bir hezeyana dönüşür. Melek yaratmak insanın gücünün ötesindedir. Ama insan, kendi zihninde meleklere bir cinsiyet atayabilir, onları dişi sayabilir. İşte CAL, var olan bir kavrama zihinsel bir statü yüklemek, onu öyle kurgulamaktır.
Ayetin devamı ayrımı kendisi koyar ve onların yaratılışına tanık mı oldular diye sorar. Onların ca'li sorgulanır, sorgunun ölçüsü yaratılıştır. Zuhruf suresinin 15. ayetinde O'nun kullarından O'na bir parça yakıştırdılar, Nahl suresinin 57. ayetinde Allah'a kızlar yakıştırırlar. Kökte bu ca'l, adlandırmak ve inanmak olarak açıklanır.
2. Cailun fi'l-ardı halife · kurumsal atama ve rol verilmesi
Bakara 30'da Rab ben yeryüzünde bir halife atayacağım der, cailun. Burada kullanılan fiil CAL'dır, yaratmayı anlatan ḤLG̈ kökünden ayrıdır. Çünkü ayetin vurgusu insanın yeryüzündeki, arz, yönetimsel, siyasi ve ahlaki rolünün belirlenmesidir, et ve kemik olarak biyolojik inşası ise yaratılışın konusudur. Halifelik bir statüdür, var edilen insana CAL edilir, kılınır ve atanır.
Meleklerin cevabı da aynı fiille gelir. Orada bozgunculuk yapan ve kan döken birini mi atayacaksın derler. Halifelik başka ayetlerde de bir atama olarak anılır. Sad suresinin 26. ayetinde Davud'a seni arzda halife atadık, insanlar arasında hak ile hükmet denir. Enam suresinin 165. ayetinde ve Fatır suresinin 39. ayetinde sizi arzın halifeleri atayan O'dur. Bakara suresinin 124. ayetinde İbrahim'e seni insanlara imam atayacağım denir, zalimler ahde ulaşmaz.
3. Ce'ale'ş-şemse diyaen · işlevsel tasarım
Yunus 5'te O, güneşi bir ışık kaynağı kılan, ce'ale, ayı da bir nur kılandır. Güneş ve Ay ontolojik olarak ḤLG̈ eylemiyle var edilmiştir. Var olmalarının ardından sistem içinde dünya için bir ısı ve ışık kaynağı olarak programlanmaları, ayarlanmaları ve bu işleve kilitlenmeleri gerekir. Ayet güneşin sisteme aydınlatıcı bir motor olarak kılınmasını anlatır, yaratılışı ise ayetin sonunda ayrıca anılır.
Ayetin sonu yaratmayı ayrıca anar ve Allah bunu ancak hak ile yaratmıştır der. Aynı ayette güneşe ve aya işlev kılınır, ayın konakları takdir edilir, hepsinin yaratılışı hakka bağlanır. Nuh suresinin 16. ayetinde ay semavatın içinde nur, güneş kandil kılınır. Enam suresinin 96. ayetinde gece dinlenme, güneş ve ay hesap kılınır.
CAL kökü, yokluğun karanlığından çekip çıkarılmış malzemeyle çalışır. O, sahneye çıkarılmış malzemenin elbiselerini giydirmek, sahnedeki duracağı yeri işaretlemek, eline senaryosunu vermek ve onu o oyunda bir aktör kılmaktır. O bir kurgu, atama ve işlev yükleme sürecidir.
Kuran'da kökün nüzuldeki ilk geçişi bir hükümdür. Kalem suresinin 35. ayetinde Müslimleri mücrimler gibi mi bir tutarız diye sorulur, 36. ayette size ne oluyor, nasıl hüküm veriyorsunuz denir. Kök ilk geçişinde kılmayı hükümle aynı yere koyar.
Sad suresinin 26. ayetinde Davud'a seni arzda halife atadık denir.
Bakara suresinin 124. ayetinde İbrahim'e seni insanlara imam atayacağım denir.
Meryem suresinin 30. ayetinde İsa, bana Kitabı verdi ve beni nebi atadı der.
Kasas suresinin 7. ayetinde Musa'nın annesine onu resullerden atayacağız denir.
Bakara suresinin 143. ayetinde sizi orta bir ümmet atadık denir.
Bakara suresinin 143. ayetinde önceki kıble resule uyanı bilelim diye kılınmıştır.
Maide suresinin 48. ayetinde her biriniz için bir şeriat ve bir yol kılınmıştır.
Enam suresinin 1. ayetinde Allah semavatı ve arzı yaratır, karanlıkları ve nuru kılar.
Zuhruf suresinin 19. ayetinde melekleri dişi yakıştıranlara yaratılışlarına tanık mı oldular diye sorulur. Enam suresinin 100. ayetinde cinleri Allah'a ortak yakıştırırlar, oysa onları O yaratmıştır.
Zuhruf suresinin 3. ayetinde Biz onu Arapça bir Kuran kıldık denir. Hicr suresinin 91. ayetinde Kuran'ı parça parça kılanlar anılır.
Zıt anlamlılar Kuran içi kullanımdan çıkarılacak ve bütün kökler tamamlandığında açılacak.
Bu kökün Kuran'daki anlam komşuluğu, aynı ayette en sık birlikte geçtiği köklerdir. Güç = ilişkinin tesadüfü aşma katı.
Nüzulde kökün ilk geçişi Kalem suresinin 35. ayetidir. Orada Müslimleri mücrimler gibi mi bir tutarız diye sorulur. 36. ayette size ne oluyor, nasıl hüküm veriyorsunuz denir. Kök ilk geçişinde bir kararı anlatır. Burada iki şeyi bir tutmak ve öyle karar kılmaktır.
Enam suresinin 1. ayetinde Allah semavatı ve arzı yaratır, karanlıkları ve nuru kılar. Araf suresinin 189. ayetinde sizi tek bir nefisten yaratır ve ondan eşini kılar, Zümer suresinin 6. ayetinde aynı söz tekrar eder. Hucurat suresinin 13. ayetinde sizi bir erkek ile bir dişiden yaratır, sizi kavimler ve kabileler kılar, tanışasınız diye. Kuran kılma ile yaratmayı aynı ayette iki ayrı fiil olarak yan yana kullanır. Yaratılan önce gelir, ona verilen hal ve görev ardından gelir.
Zuhruf suresinin 19. ayetinde Rahman'ın kulları olan melekleri dişi yakıştırdılar denir, ardından yaratılışlarına tanık mı oldular diye sorulur, tanıklıkları yazılacak ve sorgulanacaklardır. Enam suresinin 100. ayetinde cinleri Allah'a ortaklar yakıştırdılar, oysa onları O yarattı. İnsan yakıştırır, Allah yaratır. İnsanın ca'li Allah'ın halkıyla tartılır.
Enbiya suresinin 30. ayetinde sudan her canlı şeyi kıldık. Yasin suresinin 80. ayetinde yeşil ağaçtan size ateş kılan O'dur. Nahl suresinin 72. ayetinde kendinizden size eşler, eşlerinizden oğullar ve torunlar kılar. 81. ayetinde yarattığı şeylerden size gölgeler, dağlardan sığınaklar kılar. Kılma çoğu yerde bir malzemeyle birlikte anılır, min ile. Kılınan şey kendisinden kılındığı şeyle birlikte durur.
Secde suresinin 7. ayetinde insanın yaratılışı çamurdan başlar. 8. ayette soyu değersiz bir sudan süzülmüş bir özden kılınır. 9. ayette düzenlenir, ruh üflenir, kulak, gözler ve gönüller kılınır. Müminun suresinin 13. ayetinde onu sağlam bir karargahta bir nutfe kılarız, 14. ayette nutfeyi alaka, alakayı mudğa, mudğayı kemik yaratırız, sonra onu başka bir yaratılışla inşa ederiz. Yaratma ile kılma basamak basamak sırayla ilerler.
Bakara suresinin 30. ayetinde Rab meleklere Ben arzda bir halife atayacağım der. Sad suresinin 26. ayetinde Davud'a seni arzda halife atadık, insanlar arasında hak ile hükmet, hevaya uyma denir. Enam suresinin 165. ayetinde sizi arzın halifeleri atayan ve birinizi ötekinin üstüne derecelerle yükselten O'dur, size verdiklerinde sizi denemek için. Fatır suresinin 39. ayetinde aynı atama tekrar eder. Halifelik bir görevdir ve hükümle, denemeyle birlikte gelir.
Bakara suresinin 124. ayetinde Rabbi İbrahim'i kelimelerle dener, o onları tamamlar ve seni insanlara imam atayacağım denir. Zürriyetimden de der, cevap olarak ahdim zalimlere ulaşmaz denir. Enbiya suresinin 73. ayetinde ve Secde suresinin 24. ayetinde emrimizle yol gösteren imamlar atanır, Secde'de sabrettikleri için. Kasas suresinin 5. ayetinde arzda zayıf düşürülenler imamlar ve varisler atanır. İmamlık denemenin ardından gelen bir atamadır.
Fatır suresinin 1. ayetinde semavatın ve arzın yaratıcısı, melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler atayandır, yaratılışta dilediğini artırır. Kasas suresinin 7. ayetinde Musa'nın annesine onu sana geri döndüreceğiz ve resullerden atayacağız denir. Meryem suresinin 30. ayetinde İsa beşikte bana Kitabı verdi ve beni nebi atadı der. Elçilik ve nübüvvet birer atamadır.
Yunus suresinin 5. ayetinde güneş ışık, ay nur kılınır, aya konaklar takdir edilir ki yılların sayısını ve hesabı bilesiniz. Ayetin sonunda Allah bunu ancak hak ile yaratmıştır. Nuh suresinin 16. ayetinde ay semavatın içinde nur, güneş kandil kılınır. Furkan suresinin 61. ayetinde semada burçlar, bir kandil ve nurlu bir ay kılınır. Gökteki cisimlerin yaratılışı bir fiille, görevleri başka bir fiille anılır.
Nebe suresinin 9. ile 11. ayetlerinde uykunuzu dinlenme, geceyi örtü, gündüzü geçim vakti kıldık denir. Furkan suresinin 47. ayetinde gece örtü, uyku dinlenme, gündüz kalkış kılınır. Enam suresinin 96. ayetinde gece huzur, güneş ve ay hesap kılınır. Var olan gece ve gündüze bir görev verilir.
Bakara suresinin 22. ayetinde arz döşek, sema bina kılınır. Neml suresinin 61. ayetinde arz karargah kılınır, içinde nehirler, üstünde sabit dağlar, iki denizin arasında bir engel kılınır. Zuhruf suresinin 10. ayetinde arz beşik, içinde yollar kılınır, yol bulasınız diye. Arz yaşanacak yer haline getirilir.
Hadid suresinin 27. ayetinde İsa'ya uyanların kalplerine şefkat ve merhamet kılınır. Maide suresinin 13. ayetinde ahdini bozanların kalpleri katı kılınır. Enam suresinin 25. ayetinde kalplerin üzerine örtüler kılınır. 125. ayette saptırılmak istenenin göğsü dar ve sıkıntılı kılınır, semaya yükseliyormuş gibi. Kalbe de bir hal kılınır.
Zuhruf suresinin 3. ayetinde Biz onu Arapça bir Kuran kıldık, akledesiniz diye. Kökte bu kullanım beyan ve açıklama olarak geçer. Hicr suresinin 91. ayetinde Kuran'ı parça parça kılanlar anılır. Kitaba Allah'ın verdiği hal ile insanların verdiği hal aynı fiille anılır.
Hud suresinin 82. ayetinde emrimiz gelince oranın üstünü altına dönüştürdük. Hicr suresinin 74. ayetinde aynı söz tekrar eder. Kehf suresinin 8. ayetinde arzın üzerindekini kupkuru bir toprak kılacağız denir. Kök bir halin tersine çevrilmesini, bir şeyi başka bir şeye dönüştürmeyi de anlatır.
Kasas suresinin 4. ayetinde Firavun arzda büyüklendi ve halkını fırkalar kıldı, bir kısmını zayıf düşürdü, oğullarını boğazladı, kadınlarını sağ bıraktı, o bozgunculardandı. Şuara suresinin 29. ayetinde Firavun Musa'ya benden başka bir ilah edinirsen seni zindana atılanlardan kılacağım der. Bakara suresinin 19. ayetinde ve Nuh suresinin 7. ayetinde parmaklar kulaklara konur. İnsanın kılması da bu köktendir.
Bakara suresinin 30. ayetinde Rab Ben arzda bir halife atayacağım der, melekler orada bozgunculuk yapmakta ve kan dökmekte olan birini mi atayacaksın diye sorar. Ayetteki yufsidu ve yesfiku fiilleri muzaridir. Burada muzari süregelen, devam etmekte olan bir durumu anlatır. Melekler zaten var olan bir fesadı anar ve halifelik bu durumun içinde bulunan birine atanan bir görev olur. Rabbin cevabı Ben sizin bilmediklerinizi bilirim olur. Kasas suresinin 4. ayetinde bozgunculuk Firavun'un halkı fırkalara ayırmasıyla anılır.
Kuran yaratmayı ve kılmayı aynı ayette iki ayrı fiil olarak kullanır. Yaratılan önce gelir, ona verilen hal, yer, görev ve karar ardından gelir. Allah karanlıkları ve nuru, güneşi ve ayı, geceyi ve uykuyu kılar. İnsanı halife, İbrahim'i imam, İsa'yı nebi atar. İnsan da kılar, melekleri dişi yakıştırır, Allah'a ortak koşar, Kuran'ı parça parça eder. Kökün ilk geçişi bir hükümdür.
Bu kök üzerine düşüncen var mı?
Okuma notlarını paylaş, sorularını sor ve tartışmaya katıl.