LİSTE HAZIRLANIYOR
LİSTE HAZIRLANIYOR
الماعون
Kök anlam sabiti hazırlanıyor.
KÖKÜ İNCELE ↗Dini yalanlayanı gördün mü?
Sure bir soruyla açılır, dini yalanlayanı gördün mü? Soru Alak suresindeki soruyla aynı kalıpla kurulur, gördün mü o kişiyi. Alak'ta bu kişi salla eden bir kulu men ediyordu. Maun'da ise dini yalanlayana dönüşüyor. Din kelimesinin kökü DYN, borç, karşılık ve ödeme anlamlarını taşır. Tekasür suresinde nimetin hesabının sorulduğu gün din günü olarak anılmıştı. Maun suresi ise biriktirme hırsıyla yanıp tutuşup aynı zamanda hesabını vereceği günü yalanlayanın kim olduğunu gösterir.
Surede dini yalanlayanın kim olduğu cevabı bir dizi davranış kalıbıyla verilir. Dini yalanlayan yetimi iter ve miskinin yemeği için teşviki bir kenara bırakır. Yetim ile miskin Fecr suresinde de birlikte anılmıştı, orada da yetime ikram ve miskinin yemeği için teşvik bir yana atılmıştı. Miskinin yemeği için teşvik ifadesi iki surede aynı sözcüklerle kurulur. Duha suresinde ise yetim ezilmekten korunuyordu. İtmek anlamındaki yeduu fiili DAA kökünden gelir. Tur suresinin 13. ayetinde aynı kök yalanlayanların ateşe itilmesi için kullanılır, yani yetimi iten sonunda kendisi itilir ve aslında kendi kendisini itmiş olur.
Ardından sure salat edenlere döner, salatlarından gafil olan musallilerin vay haline. Ayetteki edat an, yani ‑den edatıdır. Gaflet salatın kendisine yöneliktir ve bu kişiler salatın özünden uzaklaşmıştır. Onlar görülmek için yapar ve maunu, yani en küçük yardımı esirger. Gafil anlamındaki sahun SHV kökünden gelir. Görülmek için yapmak anlamındaki yuraun ise surenin açılışındaki gördün mü sorusuyla aynı REY kökündendir, sure görmeyi soran bir soruyla açılır ve görülmek isteyenlerle kapanır.
Sure son sözünü esirgeme üzerine kurar. Esirgemek anlamındaki yemneun fiili MNA kökünden gelir. Kalem suresinde yalanlayanın portresi çizilirken aynı kök kullanılmıştı, hayrın önünü kesen. Alak'ta salla eden kul men ediliyordu. Maun'da salat edenlerin kendisi maunu men eder. Maun kelimesi MAN kökünden gelir ve azıcık, kolay olanı anlatır. Mushafta hemen ardından gelen Kevser suresinde Resule Rabbi için salla etmesi buyrulur. İki sure salatın yönünü karşı karşıya koyar, biri insanlara görünmek için yapılır, öteki gerçek bir toplumsal fayda sağlar ve sadece Rab için yapılır.