LİSTE HAZIRLANIYOR
LİSTE HAZIRLANIYOR
القلم
Kök anlam sabiti hazırlanıyor.
KÖKÜ İNCELE ↗Sen büyük bir huluk üzeresin.
Sure Nun harfiyle açılır ardından kaleme ve satır satır yazılanlara dikkat çekilir. Buradaki yazmak fiili Türkçeye satır olarak geçen kelimeyle aynı SṬR kökünden gelir. Dikkat çekmenin ardından gelen ilk söz bir aklanmadır. Rabbinin nimeti muhataba yöneltilen mecnun suçlamasını boşa çıkarır. Mecnun örtüp gizlemek anlam alanındaki CNN kökünden gelir ve aklı örtülmüş kişi demektir. Muhataba sürekli bir karşılık ve büyük bir huluk verildiği bildirilir. Huluk kelimesi yaratmak anlamındaki ḤLG̈ kökünden gelir ve insana verilmiş yaratılış biçimini ve karakteri anlatır. Hangi tarafın fitneye düştüğünü zaman gösterecektir. Fitnenin kökü FTN madeni ateşte eritip posasından ayırmayı anlatır.
Sonra karşı taraf görünür. Yalanlayanların beklediği şey bir yumuşamadır. Bu yumuşamayı anlatan fiil, yağ anlamındaki DHN kökünden gelir, sen yağ gibi yumuşarsan onlar da yumuşayacaktır. Sure muhatabını bu pazarlıktan uzak tutar ve yalanlayanın portresini çizer. Çok yemin eden, aşağılık, laf taşıyan, hayrın önünü kesen, haddi aşan bir kişi ve gruplar vahye karşı dururlar. Mal ve oğul sahibi olanlar yani varlık içindekiler ayetler okunduğunda bu ayetlere öncekilerin satırları der. Satırlar diye çevrilen esatir kelimesi de açılıştaki SṬR kökünden gelir. Yazıya yemin eden surede yalanlayanlar yazıyı eskilerin satırları diye küçümserler. Portre ḤRṬM vurulacak bir damgayla kapanır.
Bu yalanlayanlar bahçe sahiplerinin sınandığı gibi sınanır. Bahçe anlamındaki cenne de mecnun gibi CNN kökünden gelir ve ağaçlarla örtülmüş yer anlam alanına açılır. Bu iki CNN kökünün eşleşmesi ilginçtir çünkü bahçe sahiplerinin aklı CNN leriyle örtülmüştür. Bahçe sahipleri ürünü sabah erkenden ve bütünüyle devşirmeye yemin eder. Onlar uyurken Rablerinden gelen bir şey bahçeyi dolaşır ve bahçe sabaha devşirilmiş şekilde karşılarına çıkar. Devşirmeye işaret etmek de devşirilmiş halde kalmak da aynı S̀RM kökünden gelir. Kesmeye yemin ettikleri ürün kesilmiş olarak karşılarına çıkar. Yoksulu bahçeden uzak tutmak üzere gizlice yola çıkan sahipler bahçeyi bu halde bulur. İçlerinden en dengeli olanı onlara tesbihi yani SBH́ kökünü hatırlatır. Kıssa pişmanlıkla ve Rablerine yönelişle kapanır.
Sure ölçüyü bir soruyla kurar, teslim olanlar yani müslimler suçlularla bir tutulur mu? Sonra SVG̈ nin açıldığı günü anlatır. SVG̈ bacağın incik kısmını anlatan kelimedir. Arapçada işin en çetin ana vardığını anlatan bir deyimde de kullanılır. O gün secdeye çağrılanların gücü eski sağlam oldukları günlerde secdeye çağrıldıkları zamanda kalmıştır ve artık secde etmeye güç yetiremezler.
Son buyruk sabırdır yani Rabbinin hükmünü beklemek. Muhataba H́VT sahibinin öfkesini içine gömüp Rabbine seslendiği an hatırlatılır. Rabbinden gelen bir nimet onu yakalar, Rabbi onu seçer ve salihlerden kılar. Nimet kelimesi surenin başındaki aklanmada da geçmişti. Nimet burada nebilere verilen vahiydir. Aynı eksen Fatiha suresinde ‘nimet verilenlerin yolu’ olarak geçecektir. Sure sonunda, ilk açıldığı suçlamaya geri döner. Yalanlayanlar zikri işittiklerinde gözleriyle muhatabı yerinden kaydırmak ister ve onun mecnun olduğunu söyler. Son söz bu suçlamaya cevaptır, bu, alemler için bir zikirdir. Alemler aynı zamanda alimler olarak da farklı kıraatlerde okunabilmektedir. O yüzden ‘bilenler’ için hatırlatıcı anlamı da taşır. Zikir, hatırlamak ve anmak anlamındaki ẔKR kökünden gelir.