LİSTE HAZIRLANIYOR
LİSTE HAZIRLANIYOR
القارعة
Kök anlam sabiti hazırlanıyor.
KÖKÜ İNCELE ↗Gelenek kariayı yalnız kıyametin adlarından biri olarak okur. Kuran'da karia Ra'd suresinin 31. ayetinde toplulukların yaptıkları yüzünden başlarına gelen çarpıcı olay olarak da geçer.
Kimin tartıları ağır gelirse, o razı olunan bir yaşayış içindedir.
Sure tek bir kelimeyle açılır, el-karia. Karia vurmak, çarpmak ve bir kapıyı çalmak anlamındaki G̈RA kökünden gelir. Karia kapıyı çalacak ve sesiyle sarsacak olan olaydır. Ardından iki soru gelir, karia nedir ve kariayı idrak edebildin mi? İdrak DRY köküdür ve bu kök bir izin peşine düşerek veya rüzgarda savrulan samanla buğdayı ayırır gibi gerçeği sahte olandan ayıklayarak idrak etmektir. Hakka suresinin ilk üç ayeti aynı soru kalıbını kullanır. Ve ma edrake kalıbı Kadir suresinde de geçmişti. Bu kalıbın ardından gelen ayetler sorulan şeyi tanımlar. Kuran kariayı yalnız sonun olayı olarak da sınırlamaz. Rad suresinin 31. ayetinde karia toplulukların kendi yaptıkları yüzünden başlarına gelen çarpıcı bir olaydır. Hakka suresinin 4. ayeti Semud ile Ad'ın kariayı yalanladığını söyler.
Tanım iki görüntüyle verilir. O gün insanlar yayılıp dağılmış feraş gibi olur. Feraş yaymak ve sermek anlamındaki FRŞ kökünden gelir. Bakara suresinin 22. ayetinde yerin bir döşek olarak serilmesi de bu köktendir. Feraş aynı zamanda havada yayılan küçük uçucu canlılardır. Dağılmış anlamındaki mebsus ise BS̄S̄ kökünden gelir. Kök bir şeyi saçıp dağıtmayı anlatır. Vakıa suresinin 6. ayetinde dağılmış toz da bu kökle anılır. Kamer suresinin 7. ayetinde insanlar yayılmış çekirgeler gibi çıkar. Dağlar ise atılmış renkli yün yumakları gibi olur. Yün anlamındaki ihn AHN kökünden, atılmış anlamındaki menfuş ise NFŞ kökünden gelir. Kök yünü atıp kabartmayı ve dağıtmayı anlatır. Mearic suresinin 9. ayeti aynı terkibi kullanır. Dağlar anlamındaki cibal Kuran'da kütlenin kelimesidir. Sure bilinen en ağır olanı en hafif olanın dağınıklığına indirir. Uçuşan küçük canlılar ile dağlar o gün aynı hafifliktedir.
Ardından ölçü gelir. Kimin tartıları ağır gelirse o razı olunan bir yaşayış içindedir. Tartılar anlamındaki mevazin VZN kökünden gelir. Kelime iki okumaya açıktır. Birinde tartının kendisini, ötekinde tartılan şeyleri anlatır. Ağır gelmek anlamındaki sekulet S̄G̈L kökündendir. Boks müsabakalarındaki siklet terimi aynı kökten türer. Araf suresinin 8 ve 9. ayetleri ile Müminun suresinin 102 ve 103. ayetleri aynı terkibi kullanır. Araf o gün tartının hak olduğunu söyler. Yaşayış anlamındaki iyşe AYŞ kökünden, razı olunan anlamındaki radiye ise RḌV kökünden gelir. Hakka suresinin 21. ayeti de aynı terkibi kullanır. Nüzul sırasında daha önce gelen Tin suresi iki ölçü kelimesiyle kurulmuştu. Takvim insanın ölçülü kurulumunu ve değerinin biçilmesini anlatıyordu. Kehf suresinin 105. ayeti iki kökü aynı cümlede kullanır, kıyamet günü onlar için bir tartı kurulmaz. Ayakta durmak ile tartı orada birlikte anılır. Karia insanın kurulumundaki ölçünün içine alacağı amellerinin tartılacağı günü anlatır.
Kimin tartıları hafif gelirse onun ümmü haviyedir. Hafif gelmek anlamındaki haffet ḤFF kökünden gelir. Ümm EMM kökünden gelir ve ana anlamıyla birlikte bir şeyin kaynağını, yönelinen ve sığınılan merkezini anlatır. Ali İmran suresinin 7. ayetinde kitabın ümmü de bu kelimeyle anılır. Haviye ise düşmek ve inmek anlamındaki HVY kökünden gelir. Necm suresi bu kökü dört kez kullanmıştı, necmin inişinde, nefsin arzusunda ve altüst olan şehirlerin düşürülüşünde. Haviye düşüşün varıldığı derinliktir. Tartısı hafif gelenin sığınacağı merkez bir düşürülmüş olandır. Sure ardından bu kelimeyi de bir soruyla tanımlar, onun ne olduğunu idrak ettin mi? O kızgın bir ateştir. Kızgın anlamındaki hamiye H́MY kökünden gelir. Kök ısınıp kızmayı ve bir şeyi kuşatma altına almayı anlatır. Ğaşiye suresinin 4. ayeti aynı terkibi kullanır.
QORE okumasında sure bir kapı çalınmasıyla başlar ve bir tartıyla biter. Nüzul sırasında hemen önce gelen Kureyş bir beytin etrafında güven içinde toplanan topluluğu anlatmıştı. Karia ise kapıyı çalan ve toplanmış olanı dağıtan olaydır. İnsanların kurduğu toplanma ve dağların taşıdığı ağırlık o gün dağılır. Geriye yalnız ölçü kalır. Sure iki kez soru sorar ve iki kez tanım verir. Birinci tanım dağılmayı, ikinci tanım düşüşün varılacak yerini anlatır. Abese suresindeki sahhe kulakları sağır eden bir çığlıktı, Karia ise kapıyı çalan bir vuruştur. İkisi de son raddede gelecek olan olayı işitilen bir sesle adlandırır.