LİSTE HAZIRLANIYOR
LİSTE HAZIRLANIYOR
التكوير
Kök anlam sabiti hazırlanıyor.
KÖKÜ İNCELE ↗Her nefis ne hazırladığını bilir.
Tekvir bir şeyi içe doğru dolayıp sarmak anlamındaki KVR kökünden gelir. Küre kelimesi de aynı köktendir. Kağıt veya kumaşları dürerek katlamaya da bu kökten gelen isimler verilir. Güneşin hem yörüngesinin şaşması hem de içe doğru çökmesi ve katlanması süreci anlaşılabilir. Sure güneşin dolanıp dürüldüğü anla açılır. Ardından on iki cümle aynı kelimeyle, iza ile yani olduğu zaman diye başlar. Yıldızlar bulanır, dağlar yürütülür, doğumuna az kalmış develer başıboş kalır, yabani hayvanlar bir araya toplanır ve denizler tutuşturulur. Nefisler eşleştirilir. Gömülen kıza hangi suç yüzünden öldürüldüğü sorulur şeklinde çevirilere rastlarız. Burada bir açılım yapılması gerekir. Aslı şu olmalıdır, ağırlık altında bırakılana hangi suç yüzünden öldürüldüğü sorulur. Mevude kelimesi VED kökünden gelir. Kök bir nesnenin ya da canlının üzerine ağırlık indirmeyi anlatır. Bu ağırlık onun hareketini yavaşlatır, sesini boğuklaştırır, onu bulunduğu yere sabitler ve ezer. Kökten gelen veid kelimesi ağırlık altındaki boğuk sesi, tevaud ise bu ağırlığın altında ezilmeyi anlatır. Kelime dişil kurulmuştur ve Kuran'da yalnız bu ayette geçer. Nahl suresinin 58 ve 59. ayetleri kendisine dişi doğduğu haber verilen kişiyi anlatır. Bu kişinin yüzü kararır ve öfkesini içine gömer. Ardından onu aşağılanmaya rağmen yanında tutmakla toprağa gömmek arasında kalır. Gömülen kız okuması bu ayetlerden beslenir. Kökün kendisi ise daha geniş bir ekseni taşır, üzerine ağırlık indirilerek hareketi, sesi ve yeri bastırılan bir varlık. Sahifeler yayılır, gök sıyrılır, ateş alevlendirilir, cennet yaklaştırılır.
On iki koşulun hepsi tek bir cevaba bağlanır, her nefis ne hazırladığını bilir. Sure kozmik sistemin dürülüşünü anlatır ama vardığı yer bir bilgidir. Nefs kelimesinin kökü NFS surede üç kez döner. Nefisler eşleştirilir, her nefis bilir ve ardından sabah teneffüs etmeye başlar.
Sure geri çekilenlere, akıp gidip yuvasına girenlere, kararıp çekilen geceye ve nefes alan sabaha dikkat çeker. Gecenin kararıp çekilmesini anlatan ASAS kökü Kuran'da yalnız bu ayette geçer. Dikkat çekilen her unsurun asıl konusu vahyin yani ‘söz’ün kendisidir. Bu söz kerim bir resulün sözüdür. O güç sahibidir, arşın sahibi katında yeri sağlamdır, orada sözü dinlenir ve güvenilir. Arkadaşınıza yöneltilen mecnun suçlaması da kovulmuş şeytanın sözü iddiası da burada boşa çıkar.
Sure bir soruyla döner, nereye gidiyorsunuz? Bu söz alemler ve alimler için bir zikirdir, içinizden istikamete ilerlemek isteyenler içindir. İstikamete ilerlemek Fatiha'daki sıratı mustakim ile aynı G̈VM kökünden gelir. Dilemek sadece alemlerin Rabbi olan Allah'ın dilemesiyle gerçekleşir. Alem ve alim kelimeleri de bilmek anlamındaki ALM kökünden gelir. Böylece sure her nefsin bildiğini söyleyen cevabından alemlerin ve alimlerin Rabbine aynı kökle uzanarak kapanır.