LİSTE HAZIRLANIYOR
LİSTE HAZIRLANIYOR
المدثر
Kök anlam sabiti hazırlanıyor.
KÖKÜ İNCELE ↗Kalk ve uyar.
Müddessir dış örtüsüne bürünmüş olan demektir. Kelimenin kökü DS̄R bedene değen giysinin üzerine giyilen üst örtüyü anlatır. Sure bu seslenişle açılır ve bürünene kalkmasını ve uyarmasını buyurur. Ardından buyruklar birbirini izler. Rabbini büyük tut, giysilerini temizle, kirden ayrıl, verdiğini çok görüp başa kakmaktan uzak dur ve Rabbin için sabret. Büyük tutmak anlamındaki KBR kökü surede iki kez daha karşımıza çıkacaktır. Örtü ise artık ana mesleği olan nebiliğin üniforması şeklinde anlaşılmalıdır. Temizlemesi gereken şirk kalıntılarıdır.
Borazana vurulduğu gün gerçeği örtenler için zor bir gündür. Borazan anlamındaki nakur kelimesi, vurmak anlamına açılan NG̈R kökünden gelir. Sonra sure tek bir kişiyi anlatır. Rab, tek başına yarattığı bu kişiyi kendisine bırakmasını ister. Ona uzayıp giden bir mal ve göz önünde duran oğullar verilmiştir. O ise daha fazlasını umar ve ayetlere karşı inat eder. Düşünür ama buradaki düşünme ekseni fekkere'dir. Fekkere etmek ham düşüncedir. Tefekkür analizdir, tedebbür ise üç yüz altmış derece konuyu haritalamaktır. Kişi ham düşüncesi ile ölçüp biçer, sure de bu ölçüp biçişe dikkat çeker. Sonra kişi sırt çevirir ve büyüklenir. Rabbin büyük tutulmasını buyuran KBR kökü burada insanın büyüklenmesinde geri döner. Büyüklenen kişinin vardığı hüküm ise ayetlerin aktarılan bir sihir ve bir insan sözü olması iddiasıdır.
Sure bu kişiyi zamanı geldiğinde Sekar'a sokacağını bildirir. Sekar kavramı karmaşıktır. Verilen sayı 19'dur ve bu sayıyla kitap verilenler kesin bilgiye ulaşır, iman edenlerin imanı artar. Kalplerinde hastalık olanlar ve gerçeği örtenler ise Allah bu örnekle ne demek istedi diye sorar. Sure aya, dönüp giden geceye ve ağaran sabaha dikkat çeker. İnsan diye çevrilen beşer kelimesi dış deri anlamındaki BŞR kökünden gelir ve surede dört kez geçer. Yalanlayan duyduğuna beşer sözü der. Sekar beşerler için bir göstergedir.
Her nefis kazandığına karşılık rehindir, sağın ehli bunun dışında kalır. Cennetlerdeki sağın ehli, suçlu olanlara sorar: sizi Sekar'a sokan ne oldu? Suçluların itirafı dört maddedir. Salat edenlerin dışında kaldılar, yoksulu doyurmayı bir yana bıraktılar, dalanlarla birlikte daldılar ve karşılık günü demek olan din gününü yalanladılar. Bu, onlara kesin olan gelinceye kadar sürmüştür. Kesin anlamındaki yakin kelimesi, kitap verilenlerin kesin bilgiye ulaşmasıyla aynı YG̈N kökünden gelir. Şefaatçilerin şefaati o gün onlar için boşa çıkar.
Bu hatırlatmadan neden yüz çeviriyorlar? Her biri kendisine açılmış sahifeler verilmesini ister. Oysa bu bir tezkiredir, yani bir hatırlatmadır ve dileyen onu anar. Anmak Allah'ın dilemesiyle gerçekleşir. Korunup sakınmak demek olan takvanın ehli de bağışlamanın ehli de odur.